Üç Üniversiteyle Deprem Araştırması Protokolü

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kenti afetlere dirençli kent haline getirme hedefiyle İzmir’de depremsellik araştırması yapılması ve zemin davranış modelinin çıkarılması için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, ODTÜ ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile protokol imzaladı.

Furkan Ertuğrul
Furkan Ertuğrul
10 Ağustos 2021 Salı 12:20
Üç Üniversiteyle Deprem Araştırması Protokolü

30 Ekim 2020’de meydana gelen İzmir depreminin ardından konutlara deprem güvenlik karnesi vermeye yönelik çalışma başlatan Büyükşehir Belediyesi, şimdi de kenti etkileme riski taşıyan deniz ve karadaki fay hatlarının inceleneceği bir depremsellik araştırması yapacak. Ayrıca, Bayraklı, Bornova ve Konak ilçe sınırları içerisindeki yaklaşık 10 bin 802 hektarlık alanın zemin yapısı ile zemin davranış özelliklerinin modellenmesini sağlayacak.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırması ve mikrobölgeleme etüt projesini hayata geçireceklerini belirterek, “Hem zemin hareketliliğinin tespiti, hem bu kadar geniş bir bölgede çalışmanın yapılacak olması, bu şehirde yaşayan herkesin, şehre olan güven duygusu ile aidiyetini de pekiştirecek sonuç doğuracak. En azından insanlar nerede, ne kadar güvende olduklarını bilecekler. O nedenle çok önemli bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar gösterdiğiniz anlayış ve işbirliği duygusu için çok teşekkür ediyorum. Türkiye'ye de örnek olmasını diliyorum” dedi.

''İzmir için milat''

Soyer, “Her yerel yönetim benzer bir kaygıyı güderek, benzer bir arayış içerisine girerek böyle çözümler üretir. Bizim arkadaşlarımızı da teşekkür ediyorum. Herkes çok büyük bir özveri ile çalıştı, büyük bir gayret gösterdi. Bu ortak pişirilen bir hikaye oldu. Umarım çalışma süreci de öngörülen takvim içerisinde, öngörülen koşullarda devam eder. Halkımızın karşısına bu çalışmayı sonlandırarak çıkma fırsatı buluruz” diye konuştu.

İklim krizi nedeniyle daha çok karşılaşılacak yangınlar, kuraklık gibi konuların yerel yönetimlere tarihinde olduğunda çok daha önemli sorumluluklar yüklediğini kaydeden Soyer, şöyle devam etti:

“Yerel yönetimlerin de tek çaresi bilim. Başka çaremiz yok. Hayatın akışını doğru okumak ve bunu bilimin ışığında okuyarak kentimiz için çözümler çıkarmak gerekiyor. Bizim başka çaremiz yok. Çünkü kriz daha çok etkilemeye devam edecek. Daha çok vurmaya devam edecek. Proje tamamlandıktan sonra, bu şehirde nerede ne yapılması gerektiği, nasıl yapılması gerektiğini konuşmaya başlayacağız. İzmir için milat.”

Bilimi referans alan çalışma

ODTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Zeyrek de projeyi duyunca çok heyecanlandığını belirterek, “Ekibin yetkinliği bizim için çok önemli. Biliyorsunuz ODTÜ yetkinlikler üzerine, kabiliyetler üzerine kurulmuş bir üniversite. Çok heyecanlandık biz de. Bu çalışmayı İzmir'e, ülkemize bir katkı olarak görüyorum. Yangın, deprem konuları felaket yürek parçalayıcı. Bu sorunların tek çözümü de bilimdir, çalışmaktır, güç birliğidir. Üniversitemiz bu konulara her zaman açık oldu. Önce size Tunç bey, daha sonra tüm ekibinize ve projede emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.

İzmir Yüksek Teknoloji Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Baba da bundan sonraki süreçlerde çok doğa olayı ile karşılaşılacağını ifade etti. Türkiye'nin aktif tektonik bir bölge olduğunu anımsatan Alper Baba, “İzmir de yenilikçi, güzel bir kent olunca, her şeye hazırlıklı olmamız lazım. Biz Türkiye'nin batı yüzüyüz. Işık saçan bölgesiyiz. İnovasyon kentiyiz. Biz üniversite olarak elimizden geldiğince katkı koymaya çalışıyoruz. Kentimize hayırlı olsun. Umarım başarılı bir proje olur, olacağına da inanıyorum. Ekip çok güçlü, en iyisini yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Erdin Bozkurt ise projenin içeriği ve uzmanlık alanları ile çok güzel bir çalışma olduğunu dile getirdi. Bozkurt, şunları söyledi:

“Türünün ilk örneğini oluşturacak. Türkiye'ye örnek olacak. Bu projeyi bir sosyal sorumluluk kapsamınsa değerlendiriyoruz. 30 Ekim İzmir depreminden sonra sizin söylediğiniz cümleyi unutmadım. Bu projede olmamın en önemli nedenlerinden biridir. İzmir için çok projelerinizin olduğunu, çok ciddi yatırımlar düşündüğünüzü ama deprem sonrası insanların kendini güvende hissetmedikleri bir şehirde bu projelerin anlamlı olmadığını söylemiştiniz. İzmir'in yarınlarını, geleceğini, çocuklarımızın iyi bir yaşam sürmesi için bu tür bilimi referans alan çalışmaların yapılıyor olması çok önemli. Biz de kararlılığınıza, bu çabanıza tüm katkımızı sunacağız. Çorbada birazcık da olsa tuzumuzun olması çok önemli.”

Muhabir: Muhittin Doğan

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.